çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2010 Cuma

O ÇİLEKLER, PRENSES OLDU, PRENSES!

Önceki kayıttaki çilekler vardı ya? Bir kısmı yendi tabi ama birazıyla da dedim ki allı duvaklı bir gelin mi yapsam yoksa beyaz tenli bir prenses mi? Düşündüm, düşündüm...
Klasik kek tarifimle bir pandispanya yaptım. İçine de "yemekgünlüğüm"de görüp çok beğendiğim bir krema tarifini uyguladım.Aralarına da çilekleri doğrayıp koydum mu? Doğrarken de bir çilek kokusu sardı mı mutfağı?
Her şey bitince, aldım prensesi bir süsledim ki; beyazlar koydum üstüne, ekose şekiller bile yaptım. "Yenecek bitecek nasılsa" demedim; Süsledim, püsledim... Afiyet olsun:)

PASTA PRENSES
Pandispanya için:
3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvıyağ
3 su bardağı un
 1 paket kabartma tozu
                                               1 paket şekerli vanilin
Pasta Kreması için:
1 yumurta (çırpılmış)
1 tatlı kaşığı margarin (bazı tariflere eklemiyorum, bazen tereyağ koyuyorum, tarifte 50 gr. olarak belirtilmiş.)
2 su bardağı süt (light kullandım)
3 çorba kaşığı un
1/2 su bardağı şeker
1 paket şekerli vanilin (tarifte 2 adet olarak belirtilmiş, ben 1 adet kullandım.)
Pandispanya için, önce yumurta ve şekeri çok aşırı olmamak kaydıyla çırptım ve diğer malzemelerle karıştırdım. Yağlı kağıt koyduğum yuvarlak kek kalıbına bu karışımı döktüm ve 180 derece fırında kürdan testi başarılı sonuçlanana kadar pişirdim. Krema için de tereyağ ve vanilya hariç tüm malzemelerini karıştırdıktan sonra ateşe koydum ve üzeri göz göz olduktan sonra tereyağı ve vanilyayı ekledim. Karıştırıp, soğumaya bıraktım.
Pandispanyayı soğuduktan sonra keskin bir bıçakla yatay olarak ikiye kestim. Altta kalacak kekin üzerine kremanın yarısını yaydıktan sonra, doğradığım çilekleri tek sıra olarak yerleştirdim. Diğer parça keki ters çevirdim ve kalan kremayı da onun üzerine yaydım. Tekrar ters çevirerek alttaki kekin üzerine (çileklerin üstüne) yerleştirdim. Birazcık bastırdım ve soğuduktan sonra üstüne pudra şekeri serptim. Oldu mu size bir prenses?:)

24 Mart 2010 Çarşamba

TOHUMU DIŞARIDA, YEŞİL BAŞLIKLI AL MEYVE...

Acaba ben neyim neyim? Bir Çilek'im...
Dün Serpilcim uğradı bize. Gökhan'ın anneciği, benim tatlı kayınvalideciğim. Biraz korkmuş çilek alırken, hormonlu olur, ilaçlı olur, GDO filan derken meyve bile alamaz olduk ya... Ama kokusu çok güzelmiş,güzel de görünüyormuş, bir torba çilek misafir oldu mutfağıma. Bu vesileyle yazdım yazdım çilek yazdım...Bir kaç ilginç özellik de buldum çilek hakkında. Paylaşayım mı?

  • Çilek, tohumları dış kısmında bulunan tek meyve türüdür.
  • Bir çileğin ortalama 200 tohumu bulunur.
  • Antik roma döneminde çileğin, melankoli, bayılma nöbetleri, ateş, boğaz enfeksiyonları, böbrek taşları, ağız kokusu ve kan hastalıklarına iyi geldiği düşünülürdü.
  • Napolyon döneminde önemli bir figür olan Madame Tallien taze çilek suyu içerisinde banyo yapmasıyla ünlüydü.
  • Çilek, baharda olgunlaşan ilk meyvedir.
  • Belçika’da yalnızca çilekle ilgili bir müze mevcuttur.
  • Çilek aslında “gülgiller” ailesine mensuptur.                                                       
  • Çilek çok az kalori içerir, bir bardak tatlandırılmamış çilek 55 kalori içermektedir. Ayrıca, C vitamini, folik asit, lif ve potasyum yönünden zengindir.
  • Ortaçağ döneminde çilek, barış ve zenginlik için düzenlenen özel durumlarda servis edilirdi.
  • Batıda bazı folklorik inanışlara göre, çileğin iki yarısını paylaşan bir çift, kısa süre sonra birbirlerine aşık olurlar.
  • Fransa’da çileğin afrodizyak bir etkiye sahip olduğuna inanılırdı hatta yeni evlilere çilekle hazırlanan bir çorba ikram edilirdi.
İşte böyle dostlar...bu kadar ilginç bilginin ardından buyrun bunlar da kayınvalidemin getirdiği çilekler. Güzellikleri aklımı başımdan aldı, kokuları beni benden aldı, küveti doldurup çilek suyuna atlayasım var!

PINAR CADISI © 2007 All Rights Reserved