
Güneşimizin tutulduğu, sıcak ve serin bir gün kaldı geride...Türkiye'de parçalı tutulma olarak gerçekleşti "güneş tutulması" ve bu nedenle biz izleyemedik ama güneş tutulmasının bedenlerimiz ve ruhlarımız, toprak ana ve yaşamsal enerjilerimiz üzerine büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.
Kendimi biraz enerjisiz, isteksiz ve ruhsuz hissediyordum sabah saatlerinde. Uzanıp tembellik yapacakken tam, üstüne gitmeye karar verdim bu yorgunluğun. Dolaptaki semizotu ve ıspanakları yıkadım, ayıkladım, doğradım. Malzemelerimi hazırladım ve cadı kazanımı koydum ocağa...
ZEYTİNYAĞLI ISPANAK
1/2 kilo ıspanak
2 orta boy soğan
1 avuç pirinç
2 çorba kaşığı zeytinyağı
3 adet küp şeker
2 su bardağı sıcak su
kırmızı pul biber
tuz
Pınar Cadısı bu tarife başlarken önce ıspanakları yıkadı, ayıkladı ve doğradı. Tencerede zeytinyağında soğanı pembeleştirdi. Kapağını kapatıp kısık ateşte soğanların pişmesini bekledi ve üstüne ıspanakları ekledi, tahta kaşıkla karıştırdıktan sonra yıkadığı pirinçleri de üstüne serpiştirdi. Sonra şekeri sıcak suda eritti, yemeğin üstüne şekerli suyla beraber tuz, karabiber ve pul biber koydu. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirdi. Pişince soğuttu, fotoğrafını çekti ve de yedi:)...
Bu arada herhangi bir yemeğin üstüne pirinçleri serperken biraz durun ve o anı yaşamaya çalışın. Bu kutsal bir andır. Yemeğinizin üstüne pirinçlerin tek tek döküldüğü an. Tarif etmeyeceğim, çünkü bir tarifi yok, yalnızca pirinçteki emeği, yetiştiği yeri, evinize kadar nasıl geldiğini gözünüzde bir canlandırın...
SEMİZOTLU PATATES SALATASI*
Sevgili Tijen'in kitabını karıştırıyordum, semizotlu güzel bir tarif bulmak için. Kırmızı soğanlı şahane bir tarif yaratmıştı Tijen ve de kavrulmuş tuzsuz badem eklemişti. Kırmızı soğan ve badem olmadan, ufak değişikliklerle yeniden yorumladım kendimce bu tarifi. İlk önce 3 adet patatesi haşladım ve doğradıktan sonra daha sıcaklarken limon, zeytinyağı, sarımsak, çok az sirke, tuz ve karabiberden oluşan sosun içinde, patatesler sosu iyice çekene kadar bekledim. Sonra semizotunu doğradım. 1 adet orta boy soğanı küp küp doğradım, biraz pul biber ve sumakla yoğurdum. Bu yoğurma meselesi tamamen sizin yorumunuza kalmış, ben çok sert şekilde dişe gelen soğandan çok hoşlanmıyorum, o nedenle iyice yumuşatmayı seviyorum. Semizotuna soğanları ve sosunu çekmiş olan patatesleri ekledim. Zeytinyağı, limon ve tuzla yeniden bir sos yaptım ve üstüne döktükten sonra iyice karıştırdım. İnanılmaz oldu gerçekten.
* Tijen İnaltong "Bir Ot Masalı" İletişim Yayınları 2003
KEPEKLİ ÇOBAN MAKARNA
3 yorum:
Ne kadar sevindim Pınar!
Ellerine sağlık. Yarattığım, sevdiğim tariflerin paylaşılması, tadılması, sevilmesi ne büyük bir armağan biliyor musun? Afiyet olsun.
çok haklısınız.O pirinç tanelerinin her birinde ayet yazıyor derdi büyüklerimiz.İsraf etmeyin çok kullanmayın.En önemlisi ihtiyacınız kadar alın.Yemeği yapıp sonra hooop çöpe atıvermek marifet değil.Bari sokak hayvanlarına verilsin.Herhangi bir yemeğin içine et suyu konursa gayet iştahlı yerler.
Ne kadar doğru söylüyorsun, bir "can" tarafından değerlendirilmeli her şey...
Yorum Gönder