Sevgili Tijen'ciğimden yine son derece yaratıcı, hafif ve lezzetli bir tarif denedim bugün. Turunç Kokulu Düşler'den bu tarif de. Portakallı ve Çikolatalı Kek'i hatırladınız mı? O da aynı kitaptaki yüzlerce muhteşem tariften biri.
İlk duyduğunuzda "salatalık pişer mi hiç?" diyebilirsiniz. Yok, ben demedim çünkü değişik şeyler denemeyi çok seven bir insan olarak başlığı görmem bile tarifi yapmaya karar vermeme yetti.
Çok basit bir tarif. Tavsiye ederim.
malzemeler:
4 adet salatalık
1 diş sarımsak (ezilmiş)
2 çay kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı kadar doğranmış dereotu
taze çekilmiş kara biber, tuz
Salatalıkları yıkayıp doğradıktan sonra, uzunlamasına ikiye kestim ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra ince ince dilimledim. Tereyağında karabiber, tuz ve sarımsağı biraz çevirdim. Karabiber ve sarımsakların kokularını duymaya başladığımda salatalıkları ekledim ve 3-4 dakika bu şekilde kavurmaya devam ettim. Ateşten aldıktan sonra da üzerine dereotu serptim. Meze olarak, ara sıcak olarak veya sadece garnitür olarak ideal bir tarif, Tijenim çoook teşekkürler...
tijen inaltong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tijen inaltong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan 2010 Cuma
21 Mart 2010 Pazar
PEYNİRLİ BÖREK VE AVOKADO SALATASI
Geçen gün "mutfaktazen"de Tijen harika bir börek tarifi vermişti. Ben de en lezzetli ve kolay börek sosunun zeytinyağı ve sudan oluştuğuna dair yorum yazmıştım. Bugün bu böreği de yapınca, afiyetle de yeyince tekrar karar verdim ki hafif zeytinyağı ve suyla hazırlanan börekten daha hafif, daha çıtır ve daha lezzetli bir börek yok.
Mutfak robotuma yaptırdım bugün bütün işi. 1/4 kalıp taze kaşar peyniri ve 1/4 kalıp sert beyaz peyniri biraz maydanoz ve dereotuyla birlikte, biraz da çerkez acısıyla, tuz ve karabiberle robotumda çektim. Üçgen kestiğim bir yufkanın üzerine fırçayla su sürdüm ve bir yufka daha koydum üzerine. Ona da su sürdükten sonra peynir karışımından ekledim biraz. Sigara böreğinden biraz daha kalın bir şekilde sardım. Üzerine tekrar su ve son olarak da zeytinyağı sürdüm. Bugün pişirmek üzere kendimize 4 adet ayırdım ve kalanlarını buzdolabı poşetine koyarak doğru buzluğa gönderdim, peynirli börek krizlerinde alıp pişirmek üzere...
Pişireceğiniz zaman üzerine yumurta sarısı sürdükten sonra çörekotu ve susamla süsleyebilirsiniz. 180 derece fırında börekler kızarıncaya kadar pişirin. Lezzeti, hafifliği inanılmaz, görüntüsü baştan çıkarıcı...
Avokado Salatası her zamanki gibi tamamen hayal dünyamdan çıkma. Ama Gökhan "hayatımda yediğim en güzel salata bu" dediğine göre iyi ki de çıkmış. Bir adet kıvırcık salatayı temizleyip sirkeli suda beklettikten sonra iki ayrı tabağa paylaştıracak şekilde doğradım. Üstüne 5-6 kornişon turşuyu dilimledim ve biraz tatlı mısır ilave ettim. Geçen gün aldığım arpacık soğanları da değerlendirdim ve ince ince doğrayarak salatanın üzerine yerleştirdim.
Bu arada 1 adet avokadoyu elma dilimi şeklinde kestikten sonra 1 limonun suyu, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, 2 diş sarımsak ve biraz taze nane karışımında 1-2 saat kadar beklettim.
Gelelim salatanın sosuna. Hani daha önce anlattığım ve her fırsatta övdüğüm Carrefour'un özel hardalları vardı ya? İşte bu salatanın vazgeçilmez lezzetini onlardan biri olan "Moutarde a la Provançale"a borçluyum. 1 tatlı kaşığı kadar hardalı 5 çorba kaşığı yoğurt ve 2 çorba kaşığı mayonezle karıştırdım. Biraz sıcak su ekledim. Tuz ve karabiberi de ekledikten sonra iyice karıştırdığım sosu salatamın üzerine döktüm. En üste de sosta beklettiğim avokadoları yerleştirdim. Tabi taze kaşar peyniri rendesi de olmazsa olmazı. Afiyet olsun, denerseniz haberim olsun:)
Mutfak robotuma yaptırdım bugün bütün işi. 1/4 kalıp taze kaşar peyniri ve 1/4 kalıp sert beyaz peyniri biraz maydanoz ve dereotuyla birlikte, biraz da çerkez acısıyla, tuz ve karabiberle robotumda çektim. Üçgen kestiğim bir yufkanın üzerine fırçayla su sürdüm ve bir yufka daha koydum üzerine. Ona da su sürdükten sonra peynir karışımından ekledim biraz. Sigara böreğinden biraz daha kalın bir şekilde sardım. Üzerine tekrar su ve son olarak da zeytinyağı sürdüm. Bugün pişirmek üzere kendimize 4 adet ayırdım ve kalanlarını buzdolabı poşetine koyarak doğru buzluğa gönderdim, peynirli börek krizlerinde alıp pişirmek üzere...
Pişireceğiniz zaman üzerine yumurta sarısı sürdükten sonra çörekotu ve susamla süsleyebilirsiniz. 180 derece fırında börekler kızarıncaya kadar pişirin. Lezzeti, hafifliği inanılmaz, görüntüsü baştan çıkarıcı...
Avokado Salatası her zamanki gibi tamamen hayal dünyamdan çıkma. Ama Gökhan "hayatımda yediğim en güzel salata bu" dediğine göre iyi ki de çıkmış. Bir adet kıvırcık salatayı temizleyip sirkeli suda beklettikten sonra iki ayrı tabağa paylaştıracak şekilde doğradım. Üstüne 5-6 kornişon turşuyu dilimledim ve biraz tatlı mısır ilave ettim. Geçen gün aldığım arpacık soğanları da değerlendirdim ve ince ince doğrayarak salatanın üzerine yerleştirdim.
Bu arada 1 adet avokadoyu elma dilimi şeklinde kestikten sonra 1 limonun suyu, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, 2 diş sarımsak ve biraz taze nane karışımında 1-2 saat kadar beklettim.
Gelelim salatanın sosuna. Hani daha önce anlattığım ve her fırsatta övdüğüm Carrefour'un özel hardalları vardı ya? İşte bu salatanın vazgeçilmez lezzetini onlardan biri olan "Moutarde a la Provançale"a borçluyum. 1 tatlı kaşığı kadar hardalı 5 çorba kaşığı yoğurt ve 2 çorba kaşığı mayonezle karıştırdım. Biraz sıcak su ekledim. Tuz ve karabiberi de ekledikten sonra iyice karıştırdığım sosu salatamın üzerine döktüm. En üste de sosta beklettiğim avokadoları yerleştirdim. Tabi taze kaşar peyniri rendesi de olmazsa olmazı. Afiyet olsun, denerseniz haberim olsun:)
Etiketler:
arpacık soğanı,
avokado,
Carrefour,
hardal,
kıvırcık,
limon,
moutarde a la provençale,
mutfaktazen,
peynirli börek,
salata,
tatlı mısır,
tijen inaltong,
zeytinyağı
3 Ağustos 2008 Pazar
GÜNEŞ TUTULMASI LEZZETLERİ

Güneşimizin tutulduğu, sıcak ve serin bir gün kaldı geride...Türkiye'de parçalı tutulma olarak gerçekleşti "güneş tutulması" ve bu nedenle biz izleyemedik ama güneş tutulmasının bedenlerimiz ve ruhlarımız, toprak ana ve yaşamsal enerjilerimiz üzerine büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.
Kendimi biraz enerjisiz, isteksiz ve ruhsuz hissediyordum sabah saatlerinde. Uzanıp tembellik yapacakken tam, üstüne gitmeye karar verdim bu yorgunluğun. Dolaptaki semizotu ve ıspanakları yıkadım, ayıkladım, doğradım. Malzemelerimi hazırladım ve cadı kazanımı koydum ocağa...
ZEYTİNYAĞLI ISPANAK
1/2 kilo ıspanak
2 orta boy soğan
1 avuç pirinç
2 çorba kaşığı zeytinyağı
3 adet küp şeker
2 su bardağı sıcak su
kırmızı pul biber
tuz
Pınar Cadısı bu tarife başlarken önce ıspanakları yıkadı, ayıkladı ve doğradı. Tencerede zeytinyağında soğanı pembeleştirdi. Kapağını kapatıp kısık ateşte soğanların pişmesini bekledi ve üstüne ıspanakları ekledi, tahta kaşıkla karıştırdıktan sonra yıkadığı pirinçleri de üstüne serpiştirdi. Sonra şekeri sıcak suda eritti, yemeğin üstüne şekerli suyla beraber tuz, karabiber ve pul biber koydu. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirdi. Pişince soğuttu, fotoğrafını çekti ve de yedi:)...
Bu arada herhangi bir yemeğin üstüne pirinçleri serperken biraz durun ve o anı yaşamaya çalışın. Bu kutsal bir andır. Yemeğinizin üstüne pirinçlerin tek tek döküldüğü an. Tarif etmeyeceğim, çünkü bir tarifi yok, yalnızca pirinçteki emeği, yetiştiği yeri, evinize kadar nasıl geldiğini gözünüzde bir canlandırın...
SEMİZOTLU PATATES SALATASI*
Sevgili Tijen'in kitabını karıştırıyordum, semizotlu güzel bir tarif bulmak için. Kırmızı soğanlı şahane bir tarif yaratmıştı Tijen ve de kavrulmuş tuzsuz badem eklemişti. Kırmızı soğan ve badem olmadan, ufak değişikliklerle yeniden yorumladım kendimce bu tarifi. İlk önce 3 adet patatesi haşladım ve doğradıktan sonra daha sıcaklarken limon, zeytinyağı, sarımsak, çok az sirke, tuz ve karabiberden oluşan sosun içinde, patatesler sosu iyice çekene kadar bekledim. Sonra semizotunu doğradım. 1 adet orta boy soğanı küp küp doğradım, biraz pul biber ve sumakla yoğurdum. Bu yoğurma meselesi tamamen sizin yorumunuza kalmış, ben çok sert şekilde dişe gelen soğandan çok hoşlanmıyorum, o nedenle iyice yumuşatmayı seviyorum. Semizotuna soğanları ve sosunu çekmiş olan patatesleri ekledim. Zeytinyağı, limon ve tuzla yeniden bir sos yaptım ve üstüne döktükten sonra iyice karıştırdım. İnanılmaz oldu gerçekten.
* Tijen İnaltong "Bir Ot Masalı" İletişim Yayınları 2003
KEPEKLİ ÇOBAN MAKARNA
Etiketler:
bir ot masalı,
güneş tutulması,
ıspanak,
patates,
semizotu,
tarif,
tijen inaltong
29 Temmuz 2008 Salı
NERDE ÇOKLUK, ORDA YOKLUK...

Sevgili Tijen İnaltong hayatımda son derece önemli bir yere sahip. Cadılığımın oluşmasında payı büyük...Bunu bilinçli yapmasa da hayatıma kattıkları, her anı bir meditasyona dönüştürebilme yetisini kazandırması, yaşamdan zevk almamı sağlaması haliyle önemli melekler listeme dahil olmasını sağlıyor.Okuduğum ilk kitabı "Bir Ot Masalı" sayesinde, yabani otlara öylesine "ot"deyip geçmenin ne kadar büyük bir yanlış olduğunu kavradım. Salı Pazarı'ndan aldığım çeşit çeşit otlarla tariflerini uyguladım. Kokladıkça hayata bağlandım, yedikçe yeryüzüne dokundum, yıkayıp ayıkladıkça gökyüzüne çıktım...Şimdi "Mutfafta Zen"i edindim biraz geç olmuş olsa da. Kafamda oluşmuş onlarca yüzlerce düşünceyi, fikri, açıklayamadığım duyguları nasıl bir bir satırlara dökmüş usta...Mükemmel bir kitap, ama okursa bu yazıyı kızmasın bana "daha yeni mi okudun bu kitabı?" diye...İçime sindirip hazmetmem, öğrenmem, gerçekten öğrenmem çok önemli yazdıklarını, o yüzden çok acele etmiyorum.
Minimalizm sanatta da yaşamda da tercih ettiğim, yakın hissettiğim akım olmuştur. Tüm dünya tam bir gazla "New Age" akımlarına, uçmaya, yükselmeye, ermeye kafayı takmışken, saf kalan değerlerin, inançların peşinden gitmeye acıkmışım. Mutfağa adım atarken anı yaşamak, domatesi tutarken soluk alıp vermek, zeytinyağı akıp giderken bedenden çıkıp zeytin ağacına dönüşmek...Öyle basit, öyle sade, öyle zengin...
Üniversitede, bir diğer önemli hayat ustam Alper Maral beni Başo ve haikularıyla tanıştırdığında, Usta Tijen'in kitabının girişinde en sevdiğim haikuyu görmekten bu kadar mutlu olacağımı bilebilir miydim acaba?
Üniversitede, bir diğer önemli hayat ustam Alper Maral beni Başo ve haikularıyla tanıştırdığında, Usta Tijen'in kitabının girişinde en sevdiğim haikuyu görmekten bu kadar mutlu olacağımı bilebilir miydim acaba?
Evin kıyıcığında
Çiçeklenmiş kestaneyi
Görmeden geçiyorlar
Bu dünyanın insanları
Görmeden geçiyorlar
Bu dünyanın insanları

Etiketler:
Başo,
farkındalık,
haiku,
meditasyon,
mutfakta zen,
tijen inaltong
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
PINAR CADISI © 2007 All Rights Reserved
